Kategoriler
Yerli Diziler

Diriliş ‘Ertuğrul’un 85’nci bölümü

TRT 1 ekranlarının fenomen dizisi Diriliş ‘Ertuğrul’un 85’nci bölümü yine çok konuşulacak gelişmeleri ekrana getirecek.

Diriliş Ertuğrul’un 19 Nisan Çarşamba günü TRT 1’de ekrana gelecek bölümünde, Ural ve Vasilius hain planlarına bir yenisini daha eklemiş, Dündar’ı ve Doğan’ı Konya yolu üzerinde tuzağa düşürmüşlerdir. Bu tuzak neticesinde Doğan’ı öldürüp Dündar’ı rehin almışlardır. Bu acı obada büyük yankı uyandırmıştır. Ertuğrul intikam yeminleri ederek alpları ve Aliyar’la birlikte yola çıkmıştır. Önce Nikea’dan gelen birlik basılmış ardından Karacahisar Kalesine farklı kılıkta girilmiştir. Şimdi her tarafını intikam hırsı bürüyen Ertuğrul ve alpları, Karacahisar’da çetin bir cengin ortasındadırlar. Peki oradan sağ salim çıkabilecekler midir? Kalbi ve vücudu yaralı olan Dündar’ı kurtarabilecekler midir?

DİRİLİŞ ERTUĞRUL 85. BÖLÜM FRAGMANI…

Diğer yandan Vasilius, Helena ile İmparatorun daveti üzerine düğün yapmak için Nikea’ya doğru yola çıkmıştır. Helena yola çıkmadan önce haberi Dumrul’a ulaştırmış, Dumrul da Ertuğrul’a iletmiştir. Ertuğrul, Helena’yı kurtarması için Bamsı’yı görevlendirmiştir. Bu Bamsı için büyük bir fırsattır. Peki Bamsı kendisi için çok mühim olan bu vazifeyi yerine getirebilecek midir?

Diriliş ‘Ertuğrul’ 19 Nisan Çarşamba günü saat 20.00’da TRT1 ekranlarında izleyici ile buluşacak.

Kategoriler
Sağlık

Baş ağrısından kurtulma yöntemleri

Baş ağrısı günlük yaşantımızda en çok karşımıza çıkan hastalıklardan birisidir. Kronik olabileceği gibi anlık olumsuz durumlara maruz kaldığımızda da yaşayabiliriz.

Bu durumlara aşırı stres, susuzluk, yorgunluk gibi olayları gösterebiliriz… Şimdi size iyi gelecek baş ağrılarınızı doğal yöntemlerle nasıl geçirebiliriz şöyle bir göz atalım…

Su tüketimini artırıp su için

Vücut susuz kaldığı süre boyunca birtakım tepkiler verecektir bunların en başında baş dönmesi ve baş ağrısı geliyor. Baş ağrınızın olduğu bir anda ilk önce yeterli miktarda su içip kendinize 1 saat kadar zaman tanıyın. Eğer geçmezse aşağıdaki yöntemleri uygulayabilirsiniz!

Nane/okaliptüs yağıyla masaj

Nane yağının ferah kokusu sadece solunum yollarına iyi gelmez. Nane ya da okaliptüs yağı çok iyi bir uyarıcıdır ve ağrının olduğu bölgeyi dışarıdan tedavi ederek uyuşturur.

Kahve kürü uygulayın

Bir tatlı kaşığı türk kahvesine 3-4 damla limon sıkıp macun kıvamına getirin ve çiğnemeden su ile yutun. Kahve asitle birleşince baş ağrısını uyararak azalmasına yardımcı olacaktır.

Lavanta buharı yapın

Migren ağrıları dahil bütün baş ağrılarında işe yarayan ve ağrıyı önemli ölçüde azaltan bir yöntemdir. Bunun için 1 litre kaynamış suyun içine 6 damla lavanta yağı veya esansı damlatarak buhar banyosu yapın.

Zencefil kürü

Hemen hemen her türlü hastalığa karşı etkilidir zencefil. Baş ağrısını geçirme konusunda da son derece becerikli. Bunun için 4 yemek kaşığı yoğurda 1 tatlı kaşığı toz zencefil koyarak tüketin.

Ağrı noktalarını bulun

Baş ağrısına basınç uygulayarak da azaltmanız mümkün. Bunun için iki kaşınızın tam ortasına işaret parmağınızı bastırın ve 3 santim yukarı kaydırarak burada 30 saniye basınç uygulayarak bekleyin. Aynı işlemi 5-6 defa tekrarlayabilirsiniz.

Işıktan uzaklaşın

Eğer ağrınız migren kaynaklı ise tamamıyla sessiz ve karanlık bir odada dinlenmelisiniz. Bir saat kadar ayaklarınızı uzatarak dinlenmek ağrızınızı büyük bir ölçüde hafifletecektir.

Soğuz bez kompresi yapın

Temiz bir mutfak havlusuunu ıslatın çok hafif şekilde sıkın, tüm suyu sıkmayın çünkü birazdan ihtiyacımız olacak. Havluyu buzlukta 15-20 dakika kadar bekletin ve ensenizin üst kısmıyla kafanızın tepe noktasına kompres yapın.

Muz yiyin

Anlık ağrılara, içinde bulundurduğu vitamin ve mineraller sayesinde muz da iyi gelmektedir. Ağrınızın olduğu anda muz tüketip yarım saat uzanın. Ağrınızın hafiflediğini göreceksiniz.


 

Kategoriler
Sağlık

Bahar alerjisi, çocuklarda kulak zarında delinme ve kalıcı işitme kayıpları yapabiliyor

Bahar alerjisinin, çocuklarda kulak zarında delinme ve kalıcı işitme kayıpları yapabileceği uyarısında bulunuldu.

KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, yazılı açıklamasında, bahar nezlesinin sık şikayetleri arasında, burun tıkanıklığı, sık hapşırık ve burun kaşıntısı ile birlikte, göz yaşarması ve şeffaf burun akıntısını geldiğini belirtti.

“Tüp takmak gerekli olabilir”

Bu hastalarda astım ve nefes darlığının da görülebileceğini dile getiren Ulusoy, şöyle devam etti:

“Polen alerjisi olan çocuklarda, burun ve geniz tıkanıklığına bağlı östaki tüpü de tıkanarak, kulakta sıvı birikimlerine ve nihayetinde işitme kayıplarına neden olabilir. Bu biriken sıvı, yapışkan kıvamında olup, orta kulakta çökme sonucunda ileride kulak zarında delinme ve kalıcı işitme kayıpları yapabiliyor. Bu durumda, genellikle alerjinin tedavisi, sakız çiğneme ve basit egzersizler gerçekleşiyor. İlkbaharda eğer işitme kaybı çok hızlı ilerlemiyorsa, mümkünse kulak zarına tüp takmak tercih edilmez. Bunun nedeni, ılıman ve sıcak havalarda üst solunum yolları direncinin düşmesine bağlı orta kulak sıvı birikimleri genellikle iyileşme eğiliminde olduklarının yanında, yazın denize girip kulağına su kaçırma riskinden dolayıdır. Fakat bazen kulakta, ısrarlı bir şekilde sıvı birikimi oluyor ve egzersizle birlikte ilaç tedavisiyle işitme kaybı düzelmiyorsa, kulak zarına tüp takmak gerekli olabilmektedir.”

Bahar alerjisinde ilaç ve aşı tedavisi bulunuyor

Ulusoy, bahar alerjisi tanısının hastanın şikayetleri ve muayene bulgularıyla ortaya konulduğunu kaydederek, “Bahar allerjisinde, cilt veya kanda bakılan alerji testleri de tabloyu destekliyor. Tedavi olarak, bu çocuklara öncelikle alerjiye dönük burun spreyleri ve alerji şurup veya hapları yeterli olabilmektedir. Bunun bir alternatifi de, artık ülkemizde de ticari olarak satılabilen polen aşısı haplarıdır. Bunları henüz SGK kurumları ödemiyor ve 3-5 yıl süreyle kullanmak gerekiyor, ama uzun dönemde polene karşı bağışık kalmak için elimizdeki tek seçenektir.” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, söz konusu hastalığa karşı şu önerilerde bulundu:

“Polen zamanında dış ortamda, özellikle çim, çayır ve kavak ağacı gibi doğal ortamlardan uzak durmaya çalışın. Mecburen bu ortamlara gidecekseniz, gözlük ve maske kullanın. Her akşam duş alın. Tüm kıyafetlerinizi günlük değiştirin. Kıyafetlerinizi, yatak odanızda çıkarmayın. Bu dönemde, evinizin ve arabanızın camlarını kapalı tutun. Hem arabada, hem de ev ve iş ortamlarınızda, polen filtreli klimalar kullanın.” AA

Kategoriler
Gösteriler & Topluluklar

ABD’li müzik grubu Pink Martini

ABD’li müzik grubu Pink Martini, “Je Dis Oui” adlı yeni albümlerinin Avrupa turnesi kapsamında sanatseverlerle buluşacak.

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, grup üyeleri 15 Nisan’da İstanbul’da Volkswagen Arena’da sahne alacak.

Pink Martini, 2016’nın sonbaharında piyasaya çıkan ve 8 dilde 15 şarkının yer aldığı albümde, Türk hayranları için “Aşkım Bahardı” şarkısını da yorumladı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen grubun kurucusu Thomas Lauderdale, “Eski Yeşilçam şarkılarını çok seviyoruz. Türk müziği gerçekten çok derin bir müzik, özellikle nostaljik şarkıları çok seviyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Aşkım Bahardı” şarkısını daha önce de Belkıs Özener ile sahnede seslendiren grubun albümünde, Pink Martini, China Forbes ve Storm Large dışında Ari Shapiro, moda uzmanı Ikram Goldman, sivil haklar aktivisti Kathleen Saadat ve Rufus Wainwright’ın vokalleri de yer alıyor.

Klasik müzik, pop ve caz müziği başarılı şekilde harmanlayan grubun yeni albümündeki çıkış şarkısı “Joli Garçon” aynı zamanda “Souvenir” filminde, oyuncu Isabelle Huppert tarafından da seslendirildi.

Albümde ayrıca Fransızca şansonlardan Brezilya Sokak şarkılarına, Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine kadar farklı yelpazede şarkılar yer alıyor.

Kategoriler
Yabancı Sinema

Warcraft: İki Dünyanın İlk Karşılaşması


Warcraft: İki Dünyanın İlk Karşılaşması

Kategoriler
Sağlık

Bebek beslenmesindeki doğru bilinen yanlışlar

Anne sütünün bebek beslenmesinin en önemli parçası olduğunun altını çizen Dr. Şemsettin Ayçiçek, hızla büyüyen bebeklerin, besinsel gereksinimlerinin artmasıyla anne sütüne ek gıdalara 6’ncı ay itibarıyla geçilebileceğini ifade etti. Uzm. Dr. Şemsettin Ayçiçek, bebek beslenmesinde doğru bilinen yanlışları sıraladı ve annelere tavsiyelerde bulundu.

Bebekler için anne sütünün ilk 6 ayda tartışmasız en iyi ve en önemli besin kaynağı olduğunu ifade eden Ayçiçek, bebeklerin anne sütünü 2 yaşına kadar almasının faydalı olduğunu bildirdi. Emzirmenin anne ve bebek bağının güçlenmesini sağladığını belirten Uzm. Dr. Ayçiçek, annede süt yapımının uyarılmasında da emzirmenin etkili olduğunu söyledi.

Uzm. Dr. Ayçiçek, bazı bebeklerde anne sütünün yeterli gelmediği durumların olabildiğini belirterek, bunun için bebeklerin günlük, haftalık ve aylık kilo alımlarını değerlendirdiklerini söyledi. Anne sütünün yeterli gelmemesi, stres kaynaklı süt kesintilerine karşı öncelikle annenin süt artırıcı ürünler kullanmasını ve bol sıvı gıda ile beslenmesini tavsiye ettiklerini eğer çözüm olmuyorsa mama önerdiklerini ifade eden Uzm. Dr. Şemsettin Ayçiçek, “Annedeki bazı hastalıklar ve ilaç kullanımı gibi nedenlerle bebeğin anne sütü almasına engel oluşturabilecek durumlarda ise mama kullanımını hemen başlatabiliyoruz” dedi.

Bebek beslenmesinde doğru bilinen yanlışlar

Ayçiçek bir yaşına kadar bebek beslenmesindeki doğru bilinen yanlışlara açıklık getirdi:

– Bebeğinizin ilk 1 yaşında inek sütü kesinlikle verilmemelidir. İnek sütü anemi, bağırsak kanamaları ve alerjiye neden olabilir. Bebeğiniz 1 yaşını doldurduktan sonra inek sütü 1-2 hafta boyunca birebir ölçülerde sulandırılarak verilir ve sonrasında tam süte geçilir. Bebeğinize günlük 2 su bardağından fazla inek sütü vermemelisiniz.

– Pirinç unu ve nişasta gibi ürünler protein, vitamin ve mineral ihtiyacını formül mamalar gibi karşılamaz.

– Bebeklere ilk 6 ay ek besin verilmez. İlk 6 ay anne sütü ve gerekirse formül mama alan bebekler hazır olduklarında ek besine geçilir. Ek besine geçerken hazmı kolay olan, alerjik olmayan, katkısız, taze ve doğal gıdalar seçilmelidir. Bebeğin alışması için her yeni besine azar azar başlanmalı ve giderek artırılmalıdır. Tek gıdayla başlanıp 3 gün arayla yeni gıdalar denenebilir.

– Ek besine geçerken, bebeğinize gıdaları tok karnına tattırmanız uygun değildir. Bebeğiniz açken bu gıdalar verilmelidir. Böylelikle 3 günlük takiplerle bebeğinizin vücudunda, alerjik reaksiyonlar, kabızlık, ishal bulguları gözlemleyebilirsiniz. Bir gıdaya bağlı alerjik bir reaksiyon gözlenirse ara verilerek yeni bir gıda tercih edilebilir.

– Bebeğiniz bir gıdaya alerjik reaksiyon geliştirdiğinde o gıdayı tamamen kesmeyin. 20 gün sonra tekrar deneyin.

– Sağlıklı olduğunu düşündüğünüz her meyve ve sebzeyi her mevsim bebeğinize yedirmeye çalışmayın. Meyve ve sebzelerin o mevsimin ürünü olmasına ve tazeliğine dikkat edin.

– Bebeğinizin yiyeceği gıdayı sabah bol bol hazırlayıp akşam da veririm diye düşünmeyin. Beklemiş meyve suları, meyve ve sebze püreleri hem kontamine olur hem de içindeki vitaminleri yitirir. Verdiğiniz her bir yiyeceğin hijyen ve temizlik kurallarına uygun olduğuna dikkat edin ve hemen tazeyken bebeğinize verin.

– Metal rende, bıçak, çırpıcı, el blenderi gibi metal içeren aletlerle bebeğinizin yiyeceklerini kesip parçalamayın. Çünkü meyve ve sebzelerin vitamin değerleri metalle birleştiğinde önemli ölçüde değer kaybına uğrar. Bu nedenle bebek ek gıdalarının hazırlanmasında cam rende önerilir

– Mercimek çorbasına ilk 6 ayda vermeye başlamayın. Mercimek çorbası hazımsızlık yapabileceği için geç dönemde verilir.

– Gıdalara karşı verdiği aşırı reaksiyon nedeniyle kabız ve ishal olan bebeğinize hemen ilaç vermeyin. Sorunu öncelikle gıdalarla çözmeye çalışın. Kabızlık olduğunda muz, şeftali, yoğurt ve süt ürünleri azaltılabilir. Erik, kayısı kompostosu ezilerek verilebilir. Ayrıca zeytinyağı ve armut menüsüne eklenebilir. İshal durumunda ise muz, yoğurt, şeftali verilebilir; armut, kayısı, erik, zeytinyağlı gıdalar azaltılarak denge kurulmaya çalışılır.

– Kuru fasulye, nohut ve mercimek gibi bakliyatlar gaz yapar ve bebeklere verilmemelidir düşüncesi yanlıştır. Bebeğiniz 9’uncu ayına girdikten sonra çok iyi pişirip, gaz yapmaması için tel süzgeçten geçirip kabuklarını da çıkararak haşlama suyu ile birlikte pürelerine ilave edebilir ya da direkt yedirebilirsiniz.

– Et tüketimi kontrollü olmalıdır. 9’uncu aydan sonra bebeğinizin püresine katabileceğiniz et birkaç kez çekilmiş ya da kıyma şeklinde olmalıdır. Bir öğünde verilecek sebze püresinin içine bir çorba kaşığı kıyma yeterlidir. Taze dana eti, tavuk eti, balık eti didiklenerek küçük parçalar halinde verilebilir.

– Her sebze ve meyve bebeğiniz için faydalı olmayabilir. Domates, kivi ve portakal gibi gıdalar alerjik ve asidik olduğu için geç dönemde başlanması önerilir.

Kategoriler
Fotoğraf

Anadolu Ajansı tarafından üçüncü kez düzenlenen uluslararası haber fotoğrafı yarışması Sahiplerini Buldu

Anadolu Ajansı tarafından üçüncü kez düzenlenen uluslararası haber fotoğrafı yarışması “Istanbul Photo Awards”ta ”Tekil Haber” kategorisinde üçüncülük ödülüne layık görülen Avustralyalı foto muhabiri Daniel Berehulak, aynı fotoğrafla dünyanın en önemli gazetecilik ve haber ödülleri arasında gösterilen Pulitzer’i de kazandı.

“Duterte’nin Uyuşturucu Savaşı” başlıklı fotoğrafıyla Pulitzer’i kazanan Berehulak, 2015 yılında Istanbul Photo Awards’ta “Yılın Fotoğrafı” ödülünü kazandığı Ebola salgınında Liberya’da çektiği fotoğrafla da Pulitzer’de fotoğrafçılık dalındaki ödülün sahibi olmuştu.

AA Görsel Haberler Yayın Yönetmeni Ahmet Sel, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Istanbul Photo Awards ödüllerinin bu yıl yine yüksek bir düzeyde seyrettiği belirtti.

Sonuçların uluslararası basın dünyasında ilgiyle karşılandığını ve paylaşıldığını dile getiren Sel, şöyle devam etti:

“Son olarak sevindirici bir haber daha aldık. Avustralyalı foto muhabiri Daniel Berehulak 2015 yılında haber dalında Istanbul Photo Awards’da ‘Ebola krizi’ konulu fotoğrafıyla birinci olmuş ve kısa bir süre sonra aynı fotoğrafla Pulitzer ödülünü almıştı. Berehulak bu yıl yeni bir konuyla yine bizim yarışmamızda tekil haber dalında üçüncülük ödülüne layık görüldü ve hemen ardından aynı fotoğrafla ‘Breaking News’ dalında ikinci kez Pulitzer ödülünü kazandı. Bu durumda gelenek bozulmadı diyebiliriz. Jürimiz, New York Times için çalışan Daniel Berehulak’ın Filipinler’de gerçekleştirdiği ‘Duterte’nin Uyuşturucu Savaşı’ konulu fotoğrafını Pulitzer’den önce ödüllendirerek uluslararası basın dünyasında var olan saygın konumu ve profesyonelliğini bir kez daha kanıtladı. Istanbul Photo Awards olarak ilk göz ağrımız Daniel Berehulak’ı kutlar, başarılarının devamını dileriz.”

AA Kurumsal İletişim Direktörü Esra Kireçci de Istanbul Photo Awards ekibi olarak Berehulak’ı Pulitzer alması dolayısıyla tebrik etti. Berehulak’ın Istanbul Photo Awards’ın ilk yıl yarışmasında Ebola krizine ilişkin fotoğrafıyla “Yılın Fotoğrafı” ödülünü ve akabinde de Pulitzer’i aldığını hatırlatan Kireçci, “Geçen yıl bir önceki yılın kazanan ismi olarak jürimizde yer aldı, kendisiyle tanışma ve çalışma fırsatı bulduk. Dünyadaki önemli sorunları dikkatle takip eden çok önemli bir foto muhabiri olarak hak ettiği ödülleri alıyor, biz de Istanbul Photo Awards ekibi olarak bundan büyük memnuniyet duyuyoruz.” diye konuştu.

Sergey Ponomarev de Pulitzer kazanmıştı

Geçen yıl da Istanbul Photo Awards’ta tekil fotoğraf dalında birincilik ödülü kazanan Sergey Ponomarev, Pulitzer ödüllerinde yılın en iyileri arasına girmişti.

Suriye’de yaşanan savaştan kaçan ve Avrupa’ya gitmeye çalışan mültecilerin Ege Denizi’nde karşılaştıkları dramı anlatan “Sığınmacılar” adlı fotoğrafıyla Istanbul Photo Awards’ta mart ayında tekil haber dalında birincilik ödülünün sahibi olan New York Times’ın serbest fotoğrafçısı Ponomarev, aynı fotoğrafla Pulitzer ödülünü de kazanarak yıla damgasını vurmuştu. AA